Yumuşak Güç: Girişimcilik                                                                                                                            27.04.2016

 

Boston'da, Harvard, MIT, Boston College ve Brandeis gibi birçok üniversiteyle ve bu üniversitelerle ilişkili birçok kuluçka merkeziyle toplantılar yapma fırsatım oldu bu hafta.

 

Daha önce defalarca kez Silikon Vadisi'nde ve Stanford'da şahit olduğum girişimcilik konsepti Boston'da da en az Silikon Vadisi kadar büyük önem taşımakta. Girişimcilik, Türkiye'de belki birçok kez kullandığımız şekliyle, bir iş kurmaktan ibaret değil aslında, Boston ve Silikon Vadisi'nde. Boston ve Silikon Vadisi'nde üniversitelerin etrafında oluşmuş bu ekosistem ve anlayış aslında yatırımcıyla girişimciyi, etik, hukuksal ve finansal olarak ciddi bağlarla bağlamaya kodlanmış mühim bir alt yapıya sahip.

 

Eskiden ABD'deki üniversitelerden yeni mezun olan gençler bu tarz girişimlere yönlenir ve yatırımcı ararken artık Boston başta olmak üzere bu bölgelerdeki girişimcilik ve yatırımcılık algısı global bir noktaya gelmiş durumda. Böylece dünyanın dört bir yanından gelen girişimci, küçük ya da orta ölçekli firmalar ve yine dünyanın çeşitli yerlerinden gelen oluşumlar bu ekosisteme kolayca katkı yapmakta.  Bu global yapı da ülkeler için önemli bir yumuşak güç unsuru olmaya başlamıştır.

 

Artık birçok ülke sistematik olarak, başta ABD ve diğer birçok ülkede sadece para kazanmak için değil; ama o ülkenin finansında, siyasetinde, iş dünyasında ve sosyal hayatında etki sahibi olabilmek için girişimciliği bir yumuşak güç olarak kullanmaya başlamıştır. Yıllardır Silikon Vadisi ya da Boston'a bakarken hep akademik, finansal ve ticari olarak değerlendirmelerimizi yapıyorduk. Girişimci ruha sahip herkesin para kazanabilmesi için ciddi fırsatlar sunan ve girişimciliğin kitabının yazıldığını iddia ettiğimiz bu bölgelerde artık çok daha farklı bir boyuta geçildiğini görmek mümkün.

 

Girişimci ruh, özgür ve bağımsız bir ruhtur; hayalperesttir ve sınır tanımaz. Partnerlik yapabilir; ama bireyseldir. Devlet politikalarından bağımsız hareket eden bir zihniyettir. Oysaki artık bilhassa bu bölgelerde başlayan girişimleri incelediğinizde artık devlet projesi olarak yapılan yatırımları ve girişimciyi teşvik eden devlet politikalarını da görmek mümkün. Bu projelerin sadece tek yönlü değil, çift yönlü etkilerinin de ortaya çıkmaya başlamasıyla girişimciliğin farklı bir boyuta, bireysellikten ve ticaretten, sistematik ve politik bir noktaya geçtiğini görmek mümkün oluyor.

 

Bu noktada Türkiye'nin de KOSGEB vasıtasıyla Amerika'da girişimcilere yön tayin edecek bir alt yapı hazırlığında olduğunu görmekteyiz. Girişimciliğin bilhassa Amerika'da devlet desteğinden bağımsız kendi yolunu bulmak suretiyle hareket etmesi gerektiğine inansam da, yine de bazı kapıların açılması ve belli noktalarda Türk girişimcisinin Amerika'ya dair çekincelerinin ortadan kalkması için bu projenin başarılı bir adım olduğunu düşünüyorum.

 

Dünyada etkin olarak söz sahibi olmak isteyen bir ülkenin, artık sadece askeri gücü, enerji kaynakları, ya da genel ekonomik gücüyle büyük olabileceğini düşünmek doğru olmaz. Diğer ülke toplumlarındaki algıların, yaklaşımların, ittifakların ve genel hatlarıyla ikili ilişkilere yansımasını görmek için kullanılması gereken en önemli araç artık bir ülkenin iş adamı, akademisyeni, öğrencisi kısacası bütün bu faktörlerin kendi dallarındaki girişimcilik faaliyetlerinin ağırlığıdır. Uluslararası ilişkilerde yeni yumuşak güç artık girişimcilik ve girişimcilerin yarattığı etki alanıdır.

 

© Copyright 2016 Burak Küntay