Ortak Süreç

 

Son dönemde akıllardaki en önemli soru, IŞİD ile mücadelenin ne şekilde, kimler tarafından, nasıl bir sistemle yürütüleceği Paris’te ve Suudi Arabistan’da yapılan toplantılar, NATO Zirvesi, BM Güvenlik Konseyi derken her toplantının öncesinde ve sonrasında yeni sistem ve koalisyon kararları ortaya atılmakta ve bunlar üzerine görüşler bildirilmektedir. Fakat netice itibariyle hiçbir gelişme ya da farklılaşma olmamıştır. Doğal olarak merak edilen husus, bu mücadelenin nasıl etkin bir şekilde hayata geçirilebileceği meselesidir.

 

IŞİD meselesinin tam anlamıyla çözülebilmesi için en önemli husus bölgedeki aktörlerin ve bölge dışı süper güç konumundaki ülkelerin IŞİD’e karşı ortak bir tavır ve ortak bir aksiyon planı içerisinde olmalarıdır. Bunun ardından da nihai hedefl erin örtüşmesi yani doğal bir tabirle ortak çıkarlara sahip olunmasıdır. Şunu net bir şekilde söylemek isterim ki, şu yakın zamanda IŞİD’e karşı çok net bir çözüm beklememekteyim. Bunun en önemli sebebi; ortak aksiyon planına sahip olması gereken ve ortak bir plan yapması gereken ülkelerin hemen hemen hepsinin farklı çıkarlara ve farklı önceliklere sahip olmasıdır. Birkaç örnekle daha net ifade etmek gerekebilir. Örneğin; İran, IŞİD’in hedef aldığı kitlelerden mezhepsel duruşundan ötürü sonuna kadar IŞİD karşıtı olmakla beraber, IŞİD’in Suriye’de Esad’a karşı olan okları kendisinden çekmesinden ötürü ortada kalmış durumdadır. İsrail, sessizliğini korumakla beraber IŞİD’li bir Suriye’yi kati suretle Esad’lı bir Suriye’ye yeğlemez. Rusya, Esad’ın iktidarda kalmasını istemek, IŞİD’in Esad’ın etkinliğini ortadan kaldırmasını istememekle beraber; başta Türkiye, olmak üzere herhangi bir ülkenin Suriye’ye askeri müdahalesini Birleşmiş Milletler’de büyük ihtimalle veto eder. Irak Merkezi Hükumeti, kendi için büyük tehdit olarak gördüğü IŞİD’in kuzeydeki Kürtlerin gücünü zayıfl atmasından dolayı karmaşık ve günübirlik değişen bir bakış açısını izler. Esad’a baktığımızda, IŞİD’in karşısında olmakla beraber, kendi ülkesinde güç ve iktidar kaybetmekte olduğu düşünülürse; IŞİD’e karşı mücadele etmekte ama bir o kadar da IŞİD gibi bir alternatifin ortada olmasından dolayı kendi iktidarının batı kamuoyunun gözünde tek alternatif olma yolunda gittiğinin gözler önüne serilmesinden dolayı yine enteresan bir durum içindedir.

 

ABD Kara Harekatı Yapmaya Taraftar Değil

 

Belki de en önemli iki etkin faktör olan Türkiye ve Amerika’ya ayrıca bakmak gerekir. ABD, Obama yönetiminde (ki bu da en azından 2016 senesine kadar demektir) hiçbir şartta askeri bir müdahaleyi düşünmemektedir. Askeri müdahale derken şunu açıklamakta fayda olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir kara operasyonu, ABD’nin işgalci olarak adlandırılacağı, ya da askerlerinin Obama’nın tabiriyle “postallarının” Suriye topraklarına basacağı bir senaryo arzu edilmemektedir. Bununla beraber gerek iç kamuoyu, gerekse dünya kamuoyu önünde de IŞİD’e karşı bir tavır alma gerekliliğinden ötürü ve bu koalisyonun liderliğini yapıyor olması sebebiyle IŞİD’in bitmesini de çok doğal olarak istemektedir. Ama ABD’nin IŞİD’i bitirmek istemesinin arkasındaki temel nüve ne olursa olsun bunun için kullanacağı yöntem, şartlar çok büyük ölçüde değişmediği müddetçe, kara kuvvetleriyle asker yollayarak olmayacaktır. İşte bu da ABD’nin bu konudaki yapabilirliğini azaltmaktadır. Birçok kişinin söyleminin aksine ABD’nin Türkiye’nin IŞİD’e karadan müdahale etmesini istediğini hiç tahmin etmiyorum. İncirlik’in kullanılması, Suriyeli muhalifl erin yetiştirilmesi, lojistik destek gibi birçok noktada Türkiye’den destek beklemektedir ama kamuoyuna yansıtıldığı gibi Türkiye’den bir askeri müdahale beklenmediği de açıktır.

 

Türkiye’ye gelince; ABD’nin yaptığı hava operasyonlarını bir kenara koyarsak, belki de Türkiye’nin Suriye’den kaçan insanlara güvenli bir ortam sağlaması, dünya devletleri arasında en aktif rolü üstlenen ülkeyi Türkiye yapar. Yine dünya kamuoyunda Türkiye ile ilgili gereği kadar işin içerisine girmiyor sözlerinin aksine Türkiye madden ve manen belki en çok sürece dahil olmuş ve taşın altına elini koymuş ülkedir. Ancak Türkiye’nin de defaatle ifade ettiği gibi IŞİD’in bitirilmesi için en önemli husus sadece IŞİD’e müdahale yapılması değil; bölgedeki, boşluğun doldurulması ve bunun için de asıl hedefin Esad yönetimi olmasıdır. İşte tam da bu noktada Türkiye ile Amerika arasındaki eylem, bakış açısı ve yöntem farklılıklarını net olarak görebilmek mümkün oluyor. ABD hedef olarak IŞİD’i görürken, IŞİD’i bitirmek için kullanılması öngörülen muhalifl eri desteklemenin, silah yardımı yapmanın ya da hava desteğinin birçok ölçüde kafi gelmeyeceğinin Amerikan kamuoyu tarafından da farkında olunmasıyla beraber limitlerini bu bağlamda belirlemiş oluyor. Öte yandan Türkiye IŞİD’in bertaraf edilmesi için asıl etkenin Esad olduğunu ortaya koymakla beraber, Esad rejimi ortadan kalkmadan IŞİD geçici olarak bertaraf edilse bile buna benzer birçok örgütün, farklı isimlerle bu boşluk ortamından tekrar ortaya çıkacağını düşünüyor, bu yüzden de hedefin Esad yönetimi olması gerektiğini ifade ediyor. İşte bu noktada net bir şekilde şunu söyleyebiliriz ki; Türkiye ve Amerika arasında yöntem olarak çok belirgin olmasa da, nihai hedef olarak ciddi farklılıklar bulunmaktadır.

 

Yakın Zamanda Sorunun Çözümü Zor

 

Yazımın başında bahsettiğim gibi diğer ülkelerin tutumlarının karmaşıklığı ve bu ülkeleri herhangi bir net tavır almanın dışına iten ve neredeyse pasif konumda kalmalarını, bekleyip görmelerini teşvik eden bir süreç devam ettiği sürece, IŞİD’e karşı herhangi bir ortak tutumun olmasını beklemek zordur. Uluslararası ilişkilerin en temel prensibi koalisyonların kurulması ve uluslararası krizlerde netice alınması için gerekli en önemli unsur “ortak çıkar ya da ortak düşman” gerekliliğidir. IŞİD, birçok ülke açısından “ortak düşman” olarak seslendirilse de neye göre, kime göre ve nasıl bir düşman tarifi konsensüs halinde yapılamadığından, “ortak çıkar” noktasında da IŞİD sonrası her ülkenin farklı bir gündeminin olması münasebetiyle IŞİD sorununun yakın zamanda ciddi anlamda çözülmesi çok zor görülmektedir.

 

 

© Copyright 2016 Burak Küntay